Ozon Tedavisi
Ozon Tedavisi Nedir? Faydaları Nelerdir?
Ozon Nedir? Ozon Hakkında Genel Bilgiler
Ozon üç oksijen atomundan oluşan ve stabil olmayan bir kimyasal bileşiktir (O3). Çabuk parçalanma ve Oksijen molekülüne değişme eğilimindedir.
Ozon oksijene göre bazı temel farklılıklar gösterir. Normal atmosfer koşulları altında renksiz ve tipik kokuya sahiptir. Şimşekli yağmurlu havalarda yada güneşli ve rüzgarlı havada deniz kıyısında doğa koşulları gereği kendiliğinden oluşur ve bu koku duyulabilir. Bu nedenle yani tipik kokusu nedeniyle adının da Yunanca "koklamak" manasına gelen ozein'den türetildiği söylenir. Alman kimyacı Christian Friedrich Schönbein (1799-1868) tarafından 1840 yılında bilimsel olarak keşfedilmiştir.
Yaygın düşüncenin aksine ozon tedavisi doğu veya uzak doğu değil Almanya ve İtalya kaynaklı bir tedavi yöntemidir.
Hasta ve hastalığa göre onlarca farklı uygulama yöntemi olan ozon tedavisinin klasik uygulaması haline gelmiş olan yöntem 1974 yılında Dr. Wolff tarafından tarif edilmiştir. Bu yöntemde; bir miktar kan (50–270 ml) vücut dışına alınarak, ozona dayanıklı steril bir şişede belirli bir süre oksijen/ozon karışımıyla temas ettikten sonra tekrar aynı kişiye geri verilir (ototransfüzyon). Bu uygulama şekli majör otohemoterapi (OHT) olarak adlandırılmaktadır.
Ozon tedavisi içeriği serbest oksijen radikalleri, oksidatif stres ve antioksidan mekanizmalar hakkında geçtiğimiz yıllarda ortaya çıkarılan tıbbi bilgiler ile kanıta dayalı tıp mantığı içerisinde açıklanabilir hale gelmiştir. Gerçek şudur ki, tedavide hiçbir ilacın kullanılmaması, göreceli olarak ucuz olması tedavi yönteminin uluslar arası ilaç tröstlerince pazarlanabilir olamaması dolayısıyla rant haline getirilememesi ve ne yazık ki pazarlanmaya değer bir meta olmayışı bugün hastalar üzerinde çok etkili sonuçlarını gördüğümüz bu tedavinin yaygınlaşmasının önündeki asıl engeldir.
Ozon nasıl etkiler
Çok güçlü yükseltgen (oksidasyon) etme özelliği vardır. Etkin dezenfektasyon özelliği sayesinde tüm dünyada içme sularındaki mikropları öldürmek amacıyla arıtma tesislerinde güvenle kullanılmaktadır.
Ozon tedavisi birçok patolojik durumu iyileştirir veya tamamen düzeltir. Bu olumlu sonuçlar bir seri tıbbi araştırma ve tıbbi yayın ile kanıtlanmış olmakla birlikte kural olarak hastalıkların tedavisinde ozon diğer tedavilere ek olarak uygulanır ve tamamlayıcı tedavi grubuna girer.
Ozon, bulunduğu yerde süratli değişiklikler yapar. Bağışıklığı artırır (immunmodülatör) damarları açar (vasomodülatör) ve hücresel dengeyi düzenler. Bir yandan hücre çoğalmasını hızlandırır. Diğer yandan kanın oksijen taşınmasını arttırır. Kan pıhtılaşmasında azalma yapar. Yaşamsal görevi olan bütün biyolojik koruyucuları ve enzimlerin üretimini aktive eder.
Akciğerler havadaki oksijeni (kimyasal açılımı O2 ) solunum yoluyla alırlar. Oksijen, her hücrenin yaşaması için olmazsa olmaz bir maddedir. Yaşayan her vücut hatta hücre için dahi oksijensiz bir durum düşünülemez. Eğer beyin sadece birkaç dakika kadar bile oksijensiz kaldığında vücudun fonksiyonlarının bazen bir daha geri gelmemek kaydıyla bozulduğunu hatta durduğunu söyleyebiliriz.
Ozon oksijenin özel ve yoğun olan bir formudur. Kimyasal olarak oksijende 2 atom varken ozonda 3 atom söz konusudur. Ozon gazının normal oda sıcaklığında 30 dakikada parçalanırken, kana verildiğinde 2-3 birkaç saniyede tek ve çift atomlu oksijen olarak bölünmektedir. İki atomlu oksijeni alyuvarlar hemen emmektedirler. Ozon gazının alyuvarlar üzerine inanılmaz bir çekim gücü vardır. Çoğu kez metal paralar gibi birbirine yapışık hareket eden alyuvarlar, ozon gazıyla karşılaşınca hemen ayrılır şekil değiştirir ve düzenli sıralar halinde daha hızlı hareket etmeye başlarlar. Ayrıca yüzeyleri daha da genişlediğinden fazla miktarda oksijen alan alyuvarlar, vücudun ihtiyacı olan bölgeye hızla ulaşabilmektedirler. Örneğin; ozon gazıyla oksijen oranı ve hızları artan alyuvarlar, nerede sorun varsa, o hastalıklı dokulara ulaşıp vücudun kendi kendini tamir kapasitesini hızlandırmaktadır.
Ozon ile aktive olan hücreler sadece alyuvarlar değil ayrıca vücudun savunma hücreleri olan akyuvarlardır. Bu nedenle dışarıdan verilen ekstra ve yan tesirleri olabilecek diğer tedavilerden farklı olarak ozonun, vücudun kendi dinamiklerini harekete geçiren doğal bir tedavi yöntemi olduğunu kabul etmek gerekir.
Medikal Ozon Tedavisini başarısı uygulanan duruma, hastalığın ve hastanın genel sağlık durumuna bağlıdır. Ozon tedavisi ile hastanın genel durumunda iyileşme ve ağrılarında azalma mutlaka olmaktadır. Başarı hastanın ve hastalığın durumuna bağlı olduğu gibi uygulanan yönteme, konsantrasyona ve sıklığına da bağlıdır. Bu konuda tıbbi uygulamayı yapacak olan doktorun eğitimi ve tecrübesi de önem kazanmaktadır.
Kullanıldığı Hastalıklar
Zayıflama ve selülit tedavisinde ozonterapi
Ozon farklı mekanizma ve uygulama yöntemleri ile selülitte de etkilidir. Kan ozonlanması ve ozon mezoterapisi yöntemi ile ciltte biriken aşırı ve kontrolsüz olarak birikmiş yağ asitleri ile etkileşerek yağ zincirlerinin kırılmasına ve vücuttan atılmasına neden olur. Ayrıca alyuvarların oksijen taşıma kapasitesini artırarak kılcal damarlardan kan akımının düzelmesi ile yağ dokusu hücrelerinin metabolizmaları normal hale döner. Yapılan çalışmalarda, ozon terapinin selülitin geleneksel tedavisinden daha etkili olduğu ortaya çıkarılmıştır.
Dolaşım bozuklukları
Arteriel dolaşım bozukluklarında yani oksijen dolaşımının yetersiz olduğu tüm extremite ve organ rahatsızlıklarında Ozon klasik tedaviye ek olarak veya tamamlayıcı olarak kombine kullanılabilmektedir.
Anti-aging ( geriye yaşlanma ) ve yeniden canlanma
Ozonun kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin metabolizma aktivasyonu sayesinde kazandırdığı genel iyilik hali kişilere kendilerini yenilenmiş hissini vermektedir. İş hayatındaki stres, yoğun çalışma temposu, zihinsel ve bedensel yorgunluk ozon (O3) tedavisiyle etkin bir şekilde giderilmektedir. Profesyonel sporcular ve kadınlar bu tedaviden oldukça faydalanmaktadırlar. Ozon fiziksel dayanıklılığı arttırmaktadır.
Yaşlı kişilerde önlem ve tedavi
Oksijen in dokular tarafından daha iyi kullanımını sağlanır bağışıklık sistemini harekete geçirir ve vücudun kendi antioksidanlarını ve serbest radikallere karşı savaşan hücreleri harekete geçirir. Tamamlayıcı tedavinin yanı sıra, ozon tedavi yaşam kalitesini arttırmak için kullanılmaktadır.
Kanser ve kanserde ozon tedavi
Ozon tedavisi tamamlayıcı tedavi olarak Kanser hastalarında oldukça başarılıdır. Burada düşük dozlarda ozon bağışıklık sistemi (immun sistem) aktivasyonunda kullanılır. Lenfositler, yardımcı ve baskılayıcı hücreler, lenfositler ve natural killer hücreler (katil hücreler) gibi İmmun hücreler cytokin denilen interferonu da içeren haberci proteinleri üretmek için ozonun başlattığı biyolojik reaksiyonlar yoluyla aktif hale getirilir. Aslında, ozon vücudun kendi interferon ve interlökinlerini artan miktarlarda üretmesini sağlar. Ozonlanmış kanın hastaya verilmesiyle, pozitif olarak artan bir immün reaksiyonu başlatılır. Bu aynı zamanda vücudun genel direncinin ve zindeliğinin artmasına katkıda bulunur.
Cilt mantarları ve enfekte cilt lezyonları
Ozonun mantar ve bakterileri yok edici özelliği, 100 yıl boyunca içme suyunun arıtılmasında başarılı bir şekilde kullanıldı. Bu özellikleri, bakteriyel enfeksiyonlu ayaklar, gövdedeki mantar enfeksiyonları, mukozaların fungal / mycotic enfeksiyonlarla savaşmakta tıbbi ozonu çok etkili bir tedavi ajanı yapar.
Enfekte yaralar
Açık yatak yaraları (decubitus ülserler), alt bacağın ülserleri (Ulcus cruris), şeker hastalarının iyileşmeyen yaraları ve kangren gibi enfeksiyonlu yaraların lokal tedavisi tıbbi ozonun klasik uyguluma alanlarıdır. Burada öncelikle, mikropsuz ve temiz yaralar elde etmek için ozonun dezenfektan özelliğinden, diğer deyişle bakterisid ve fungisid etkisinden yararlanılır. Yaranın temizlenmesinden itibaren, düşük dozda ozon uygulayarak iyileşme süreci hızlandırılır.
Virüslerden kaynaklanan hastalıklar
Herpes simplex (facial herpes), herpes zoster (shingles)
Uçuğun her iki tipi, virüsler tarafından oluşur. Dudak uçuğu (Herpes Labialis), sık sık tekrar eden ve nahoş bir hastalıktır, çok başarılı bir şekilde diğer tıbbi metotlarla ozonun kombinasyonu şeklinde tedavi edilir.
Karaciğer enflamasyonu (Hepatit A, B, C)
Karaciğerin enflamasyonu, tıbbi ozon için klasik tedaviler arasında sayılır. Hepatit A (HVA = hepatitis virus A) diğerlerine göre problemsiz ve tamamen iyileşebilirken, virüsün diğer şekli, hepatit B (HVB = hepatitis virus B), sıklıkla kronik bir şekilde seyreder. Burada klasik tıbbi tedavi metodlarına ilave olarak, ozonlu kan transfüzyonu ya da rektal yolla ozon/oksijen gazının kontrollü bir şekilde verilmesi ile başarılı sonuçlar alınmıştır. Aynı yöntemler ayrıca kuluçka süresi yıllar süren ve kronikleşene kadar bir karaciğer hastalığı olarak teşhis edilemeyen hepatit C hastalığına da uygulanır.
Eklem hastalıkları
Enflamasyonlu eklem hastalıklarını üç evreye ayırdığımızda, özellikle evre 1 ve 2, bir başka deyişle ağır kemik deformasyonlarının olmadığı durumlar, medikal ozon uygulamalarına cevap verir. Gonartroz (diz eklemi enflamasyonu) ya da diz ve omuz eklemlerindeki aktif arthritic form tedaviye cevap veren sınıfa dahildir. Standart tıbbi metodlara - spesifik egsersiz terapileri - ilave olarak bu gibi durumlarda intraartiküler ozon enjeksiyonu başarıyla uygulanır. Bağışıklık sistemini güçlendirme ve kıkırdak metabolizmasını aktive etme özelliklerine ek olarak burada ozonun tamamıyla antienflamatuar özelliğinden faydalanıyoruz.
Artritik/Romatizmal Durumlar - Kronik poliartritler
Artritik/romatizmal durumlar iskelet veya kas sistemiyle ilgili pek çok ağrılı, fonksiyon kısıtlılığı da yapabilen hastalığı kapsamaktadır. Genel olarak medikal ozon uygulaması fizik tedavi ile beraber kombine olarak tamamlayıcı amaçla kullanılmaktadır. Romatoid artrit ( kronik poli artrit ) de yapılan çalışmalarda akut olmayan durumlarda ozon majör otohemoterapi tamamlayıcı olarak başarılıdır.




