Derma Clean Estetik ve Güzellik Merkezi

Hoşgeldiniz


Bu site ziyaretçilerini bilgilendirmek amacı ile hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir. Sitedeki bilgiler hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmamalıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz.


Derma Clean

Test SeansıRandevu Almak İçin Tıklayın.

Solaryum

Bronzlaşma, güneş veya solaryumdan kaynaklanan ultraviyole ışınlar ile cilt renginin koyulaşmasıdır. Solaryum da, Latince ‘sol’ (güneş) kelimesinden kök almakla birlikte güneş odası anlamına gelir. Solaryum cihazlarında bulunan ultraviyole ışık kaynakları ile ışınlama yapılarak bronzlaşma sağlanır.

Peki bizi bronzlaştıran nedir?

Tüm canlılar için yaşam kaynağı olan güneş, farklı dalga boylarında ışınlar yayar. Bunlar dalgaboylarına göre sırasıyla Gamma ışınları, X ışınları, ultraviyole (mor ötesi) ışınlar, görünür (visible) ışık, infrared (kızıl ötesi) ışık ve radyo dalgalarıdır. Bu ışık spektrumundaki ışınlarda sadece görünür bölgedeki ışıkları görmekteyiz. Ancak bizi bronzlaştıran ışınlar ultraviyole ışınlardır.

Elektromanyetik Güneş Spektrumu

Ultraviyole ışınlar, elektromanyetik spektrumun görünür ışıktan daha kısa dalga boylu olan belli bir parçasını oluşturur ve genel olarak 3 bölümde incelenir:

  •  - UVA ışınları: Ozon tabakasından direk geçerek dünyaya ulaşır ve ultraviyole ışınların yaklaşık % 95’ ini oluşturur. UVA ışınlarına tüm yıl boyunca mevsime ve hava koşullarına bağlı olmaksızın maruz kalırız. UVA ışınları tıpta çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır (fototerapi gibi).
  •  
  •  - UVB ışınları: Çoğu stratosferde ozon tabakası tarafından emilir ve bir kısmı dünyaya ulaşır. Ultraviyole ışınların yaklaşık % 4 – 5’ ini oluşturur. Daha çok yaz aylarında ve yüksek rakımlı yerlerde maruz kalırız. Dalgaboyu UVA’ ya göre daha kısa olup, cildin üst tabakası olan epidermise etki eder. UVB ışınlarının bronzlaştırmanın dışındaki diğer etkisi de derinin kalınlaşmasını sağlamak ve cildin koruyuculuğunu artırmaktır.
  •  
  •  - VC ışınları: Dalgaboyu en kısa olan UVC ışınları son derece zararlı olup, tamamı stratosferde ozon tabakası tarafından emilir, böylece dünyaya ulaşmaz. Bu ışınlar tıpta sterilizasyon amacıyla ameliyathanelerde kullanılır.

Nasıl bronzlaşıyoruz?

Tüm canlılar için yaşam kaynağı olan güneş, farklı dalga boylarında ışınlar yayar. Bunlar dalgaboylarına göre sırasıyla Gamma ışınları, X ışınları, ultraviyole (mor ötesi) ışınlar, görünür (visible) ışık, infrared (kızıl ötesi) ışık ve radyo dalgalarıdır. Bu ışık spektrumundaki ışınlarda sadece görünür bölgedeki ışıkları görmekteyiz. Ancak bizi bronzlaştıran ışınlar ultraviyole ışınlardır.

Bronzluk nasıl soluyor ve niye tekrar brozlaşmak gerekiyor?

Cildin üst tabakası epidermisteki germinatif hücreler sürekli üretilir, yaşlı hücreleri yavaş yavaş yukarı doğru iter; bu yaşlı hücreler de cildin sert katmanını yani ölü epidermisi oluştururlar. Bu döngü yaklaşık 1 ay sürer. Yeni oluşan hücreler, cildimizdeki melanin yüklü hücrelerin yerini alır, ölü hücreler atılır. Bu nedenle rengimiz solar ve açılır.

Güneş ışınları ile solaryum arasındaki fark nedir?

Güneş ışınları ile solaryum arasındaki en önemli fark, solaryumda ultraviyole ışınların etkilerini kontrol altına alabilmemizdir. Özel tasarlanmış solaryum cihazları ile ultraviyole ışınların şiddeti ve dozu ayarlanabilir. Böylece ultraviyole ışığın zararlı kısımları filtrelenerek, güneşin bio-pozitif etkileri sağlığı destekleyecek en uygun dozda verilir.

CİLT TİPLERİ

Her cilt tipi solaryuma veya güneşe aynı tepkiyi vermez. Dünyada Fitzpatrick sınıflandırması adı altında 6 adet cilt tipi kategorize edilmiştir:

Tip I : Göz rengi açık, saç rengi sarı veya kızıl olup; çoğu zaman allerji ve çil de bulunmaktadır. Güneşe karşı hassas ciltli kişilerdir, bronzlaşmadan kızarırlar.

Tip II : Göz rengi açık, saç rengi sarı veya kumral olup beyaz tenli ve güneşe karşı hassas ciltli kişilerdir, önce kızarırlar sonra hafifçe bronzlaşırlar.

Tip III : Saç rengi kumral olup, göz rengi her renk olabilen normal ciltli, güneşe karşı hassasiyeti az kişilerdir. Güneşte önce kırmızımsı yansa da sonra bronzlaşır. Orta Avrupa ve Asya tipi olarak adlandırılırlar. En sık rastlanan cilt tipidir.

Tip IV : Göz ve saç rengi siyah veya kahverengi olan esmer, buğday tenli; hassasiyeti çok az olan kişilerdir, daima bronzlaşırlar. Akdeniz, Asya ve İspanyol tipi olarak adlandırılırlar.

Tip V : Hintliler, Orta Doğulular ve Latinler bu gruba girer, güneş hassasiyetleri yoktur, kolay bronzlaşırlar.

Tip VI : Afrikalılar, Afrika kökenli Karayipliler ve Avustralya yerlileri bu gruba girer, siyah ırktır. Güneş hassasiyetleri yoktur, kolay bronzlaşırlar.

Solaryuma girecek kişilerin solaryum danışmanının yönlendirmesi ile cilt tipine uygun solaryum seans süresi seçmesi, uygun solaryum kozmetiği kullanması çok önemlidir. Cilt tipine göre uygun süre ile solaryuma girip, kademeli olarak artırılır.

Solaryumun Faydaları

Tavsiye edilen sürelerde girilince solaryumun birçok faydası vardır. Bunlardan bazıları:


  - Deriden organizmaya yayılan ışık, beyindeki fiziksel oluşumları düzenler, oksijen alımını hızlandırır ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.
  - Vücutta D vitamini üretimi güneş veya solaryum ışığı ile gerçekleşir. D vitamini Osteoporose’ a (kemik erimesi) karşı korur ve kemikler kalsiyum ile güçlendirilir.
  - Işık beyindeki gülme merkezini harekete geçirir ve pozitif enerji dışarı çıkar. Gülmenin şiddeti arttıkça stres azalır.
  - Ciltte akne ve sivilceye iyi gelir.
  - Sedef hastalığı ve nörodermit gibi bazı cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
  - Güneş ışığının insanlar üzerinde son derece olumlu psikolojik etkileri vardır. Yapılan araştırmalara göre intihar vakalarının en çok güneşin az gözlendiği kış aylarında olduğu saptanmıştır.
  - Kan daha fazla oksijen taşır, daha fazla kalori harcanır ve kandaki yağ miktarı azalır.
  - Alyuvarlar güçlendiği için enfeksiyonlara daha kolay karşılık verir.
  - Endorfin yani mutluluk hormonu salgılanmasını sağlayan solaryum, cinsel gücü artırır.

Solaryuma Girerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Derma Clean Solaryum Merkezinde solaryuma girmeden önce müşterimizden mutlaka ‘Solaryum Konsültasyon Formu’ nu okuyup, doldurmasını rica ediyoruz; böylece her zaman sizi bilgilendirmeyi amaçlıyoruz.


  - Rutin ilaç kullanıyorsanız, tansiyon, epilepsi, şeker veya karaciğer rahatsızlığınız varsa mutlaka doktorumuza danışarak solaryuma girmelisiniz.
  - Akne tedavisi ve kimyasal peeling işlemleri uygulanmışsa ciltte ultraviyole duyarlılık artacağından solaryuma girmeniz lekelenme riskini artıracaktır.
  - Solaryuma girmeden önce mutlaka cilt renginize uygun seans süresi belirlenmelidir. Bu konuda solaryum danışmanlarımız size yardımcı olacaklardır.
  - Solaryuma girmeden önce makyaj temizlenmeli, kontak lens ve takılar çıkarılmalıdır.
  - Solaryumda gözler özel solaryum gözlüğü ile korunmalı ve kabin içerisinde direk ışığa bakılmamalıdır.
  - Prospektüslerinde ‘Ultraviyole ışınlara karşı duyarlılık yaratabilir’ ibaresi olan ilaç kullananlar solaryuma girmemelidir.
  - Alkol kullanımından sonra solaryuma girilmemelidir.
  - Seans öncesi kalıcı makyaj, dövme, ağda vb. işlemler uygulanmışsa solaryuma girilmemelidir.
  - Vücudunda çok sayıda et beni bulunanlar ve kan bağı olan akrabalarında malign melanom ortaya çıkması durumunda solaryuma girilmemelidir.
  - Cilt kanserine ait belirtiler görülmesi ve cilt kanseri hastalığının geçirilmesi durumunda solaryuma girilmemelidir.
  - 16 yaşından küçükler solaryuma girmemelidir.
  - Solaryuma girerken bronzlaşmayı kalıcılaştıran ve ciltteki nem dengesini koruyan özel solaryum kozmetikleri kullanmak yararlı olacaktır.
  - Solaryum kremleri güneşte, güneş kremleri solaryumda kullanılmamalıdır.

Solaryuma Girme Sıklığı

Solaryuma girme sıklığı cilt tipine göre değişmektedir. İlk kez girilecekse Tip I, 5 dakika ile, Tip II 10 dakika ile, Tip III 10-15 dakika ile, Tip IV 15-20 dakika ile başlayıp daha sonraki seanslarda kademeli olarak artırılır. Verilen süreler ortalama değerlerdir, cilt durumuna göre solaryum danışmanımız yönlendirecektir.
Günde bir kez solaryuma girilmeli ve aynı gün içinde hem güneş hem solaryum yolu ile ultraviyole ışınlara maruz kalmamaya özen gösterilmelidir. Güneş yanığı oluşmuşsa, solaryuma girmek için bunun geçmesi beklenmelidir.


Seans aralarında cildin hassasiyetine göre 2 – 3 gün olmalı, haftada en fazla 3 kez girilmelidir.

Hizmetlere Geri Dön